logo
İnkılap Tarihi 1. Ünite Test Çöz
8. Sınıf T.C. İnkılap Tarihi
1.
Sosyal bilgiler öğretmeni;

“Büyük bir lider, başarılı bir devlet adamı olan Mustafa Kemal'in Millî Mücadele'nin lideri olmasında
1919'a kadar bulunduğu görevler ve edindiği askerî becerilerin etkisi büyük olmuştur.” diye belirtmiştir.

Öğretmenin bu açıklamasına aşağıdakilerden hangisi örnek gösterilemez?
Doğru Cevap: "C" Büyük Millet Meclisi’ni açmıştır.
Soru Açıklaması
2.
Meşrutiyet rejimine karşı çıkarılan 31 Mart İsyanı’nın Hareket Ordusu tarafından bastırılmasından sonra Padişah II. Abdülhamit tahtan indirildi ve yerine V. Mehmet Reşat geçti. Böylece yönetimde İttihat ve Terakki’nin ağırlığı giderek artmaya başladı. Orduyu da kendi yanlarında çekmeye çalışan ittihatçılar ülkenin kaderine hâkim duruma gelmişlerdi. Mustafa Kemal ise ordunun siyasetten ayrı tutulması fikrini savunduğu için cemiyetin üst düzey yöneticileri ile arası açıldı. İttihat ve Terakki hareketinden ayrılarak askerlik mesleğine yoğunlaştı.

Buna göre 31 Mart İsyanı ile ilgili aşağıdaki sonuçlardan hangisine ulaşılamaz?
Doğru Cevap: "B" İsyanın bastırılmasında yabancı devletlerin etkisi olmuştur.
Soru Açıklaması
3.
İtalya’nın Osmanlı kenti olan Trablusgarp’a saldırmasıyla Osmanlı Devleti Mustafa Kemal’in de
aralarında olduğu bazı gönüllü subayları gizlice bu kente göndermiştir. Mustafa Kemal “Şerif” takma
ismi ve gazeteci kimliğiyle Trablusgarp’a giderek yerli halkı İtalyanlara karşı örgütlemiştir.

Aşağıdakilerden hangisi bu metinden çıkarılabilecek bir sonuç değildir?
Doğru Cevap: "B" Osmanlı Devleti İtalya’dan daha geniş topraklara sahiptir.
Soru Açıklaması
4.
“Vatan mutlaka selamet bulacak. Millet mutlaka mesut olacaktır çünkü kendi selametini, kendi
saadetini, memleketin ve milletin selamet ve saadeti için feda edebilen vatan evlatları çoktur.”

Mustafa Kemal’in bu sözü;

I. Bağımsızlığa olan inancı

II. Vatan ve millet sevgisi

III. Teşkilatçılık

kişilik özelliklerinden hangilerini yansıtır?
Doğru Cevap: "A" I ve II.
Soru Açıklaması
5.
Mustafa Kemal, henüz bir kurmay yüzbaşı iken Balkan Savaşı'nın çıkacağına kesin gözüyle bakıyordu.
Kendisinin ifadesiyle bunu anlamamak için ya cahil ya da ihanet içinde olmak gerekiyordu. O, bu savaştan güçlü bir şekilde çıkmak için harekât planları yapmış ve bunları hararetle savunmuştu.

Bu bilgilere göre Mustafa Kemal’in hangi kişilik özelliği ön plana çıkmaktadır?
Doğru Cevap: "A" İleri görüşlülük
Soru Açıklaması
6.
Mustafa Kemal II. Abdülhamid’in politikalarına ve ülke sorunlarına karşı çözüm bulmak amacıyla arkadaşlarıyla birlikte Şam’da “Vatan ve Hürriyet” cemiyetini kurdu. Cemiyet yoluyla düşüncelerini yaymak isteyen Mustafa Kemal, görev için gittiği Beyrut, Yafa ve Kudüs’te cemiyetin şubelerini kurdu ancak bu şehirlerdeki halkın çoğunluğunun Türk olmayışı, bilinç düzeyinin düşüklüğü ve Rumeli’ye göre okullu subay yoğunluğunun az oluşu gibi nedenler Mustafa Kemal’in hedeflerine ulaşmasında engel olmuştur. Özgürlükçü fikirlerin Balkan coğrafyasına daha kolay yayılabileceği düşüncesiyle Selânik’e gitmeyi ve cemiyet faaliyetlerini burada yürütmeye karar verdi. Bu amaçla 1906 yılında Yafa ve Mısır üzerinden gizlice Selânik’e giderek burada Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’nin bir şubesini kurdu.

Buna göre Mustafa Kemal’de cemiyet faaliyetlerinin Şam’da çok etkili olmayacağı fikrinin oluşmasında;

I. Beyrut, Kudüs ve Yafa şehirlerinde Türk nüfusun az oluşu

II. Rumeli’deki halkın bilinç düzeyinin düşük oluşu

III. Okullu subay oranının Rumeli’ye göre burada daha az oluşu

IV. Özgürlükçü fikirlerin balkanlarda daha kolay yayılabileceği düşüncesi nedenlerinden hangileri etkili olmuştur?
Doğru Cevap: "C" I, III ve IV.
Soru Açıklaması
7.
Mustafa Kemal 31 Mart Vakası’ndan sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti üyelerinin aynı zamanda ordu mensubu olması üzerine şu sözleri söylemiştir: “Ordu mensupları cemiyet içinde kaldıkça millete dayanan bir parti kuramayız. Orduyu da zaafa uğratırız.”

Mustafa Kemal’in verilen sözünden hareketle ordu ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılabilir?
Doğru Cevap: "D" Siyasetten ayrılması
Soru Açıklaması
8.
• Balkan Savaşları sırasında Gelibolu Yarımadası’nda görev almış ve bu sayede bölgeyi yakından tanıma fırsatı bulmuştur.

• Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da yaptığı askeri ataşelik görevi sırasında yabancı devletlerin temsilcileri ile görüşmeler yapmıştır.

• 31 Mart Vakası İstanbul’da başlayınca Harekât Ordusu Kurmay Başkanı olarak Meşrutiyet ve Meşrutiyet’in getirdiği yenilikleri savunmuştur.

• Osmanlı Devleti Trablusgarp Savaşı’na denizden ve karadan yardım gönderemediği için Trablusgarp’ı savunmaya giden gönüllü subaylardan biridir.

Bu görevlerin Mustafa Kemal’e katkısı aşağıdakilerden hangisi olamaz?
Doğru Cevap: "C" Teşkilatçılık özelliğinde
Soru Açıklaması
9.
İkinci Meşrutiyet’in ilanından sonra, Meşrutiyet yönetimine karşı çıkanların ve İstanbul’daki ordu mensuplarının da içinde yer aldığı 31 Mart Olayı(13 Nisan 1909) olarak bilinen bu isyanı bastırmak için Selânik’te “Hareket Ordusu” hazırlandı. Komutanlığını Mahmut Şevket Paşa’nın yaptığı bu ordunun kurmay başkanlığını ise Mustafa Kemal üstlendi. Mustafa Kemal, Selânik’te bu ordunun kuruluşunda yer almış ve aynı zamanda bu orduya Hareket Ordusu adını da vermişti. Bu ordunun İstanbul’da uygulayacağı planları ve bildiriyi de hazırladı. Hareket Ordusu İstanbul’a ulaştıktan sonra kısa sürede duruma hâkim oldu, isyanı bastırdı.

Bu bilgilere göre aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
Doğru Cevap: "A" 31 Mart Olayı, Osmanlı Devleti’nde yönetime karşı yapılan ilk isyandır.
Soru Açıklaması
10.
Mustafa Kemal'in, Balkan Savaşları yenilgileriyle ilgili tespitleri şöyledir: Balkan Savaşları korkunç bir bozgundu. Tarihte hiçbir ordu bu kadar kısa zamanda bu kadar kötü dağılmamıştı. Bunda öncelikle merkezin ordular üzerindeki zaafının, etkisizliğinin, komutanlar ve birlikler arasındaki koordinasyon yokluğunun, ilk hareketlerin hedefsizliğinin, bu nedenle askerin moral çöküntüsü içinde olmasının, bilgisizliğin, yetersizliğin ve en önemlisi, politikanın ordu subayları arasında neden olduğu parçalanmanın önemli rolü olmuştu.

Balkan savaşları yenilgisi ile ilgili;

I. Planlama eksikliği

II. Orduya siyasetin karışması

III. Orduya yeterli bütçenin ayrılmaması durumlarından hangileri Mustafa Kemal’in tespitleri arasında gösterilir?
Doğru Cevap: "B" I ve II.
Soru Açıklaması
TEST BİTTİ.
CEVAPLARINIZI KONTROL EDİNİZ.

Ünite Özeti

AVRUPADA YAŞANAN GELİŞMELER VE 20. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİ

AVRUPA’DA YAŞANAN GELİŞMELER

• Coğrafi keşiflerle dünyaya açılan ve zenginleşen Avrupalılar, sanat bilim ve kültür faaliyetlerine önem vermeye başladılar.
• 15. ve 16. Yüzyılda Avrupa’da “yeniden doğuş” anlamına gelen Rönesans yaşandı. Rönesans’la Avrupa’da Skolastik düşünce Katolik kilisesinin otoritesi, İncil ve Hristiyanlığın yeniden yorumlanmasıyla sarsıldı. Akılcılık ve bilimselliği benimseyen pozitif bilimler Avrupa’ya egemen olmaya başladı.
• 16. yüzyılda Reform hareketleri sonucu Avrupa’da mezhep birliği bozuldu. Kilisenin düşünce, bilimsel gelişmeler ve kültürel
faaliyetler üzerinde kurduğu baskı ortadan kalkmaya başladı.
• 17. yüzyılda Avrupa’da “Aydınlanma Çağı” yaşanmıştır. Bilgiye ulaşmada akıl, deney ve gözlem yöntemi ortaya çıkmıştır.
Avrupa’daki bu gelişmeler, Fransız İhtilali’nin çıkmasına sebep oldu.

Fransız İhtilali (1789)
Nedenleri:
➤ Ülkenin mutlak krallık yöntemiyle yönetilmesi,
➤ Halktan alınan ağır vergiler,
Halkın sosyal sınıflara ayrılması:
– Soylular,
– Ruhban sınıfı (din adamları)
– Burjuvalar (ticaretle uğraşırlar)
– Köylüler
• Filozof ve aydınların insan haklarını, demokrasiyi ve ulusal egemenlik kavramlarını ön plana çıkaran düşünceleri,
Aydınlanma dönemi aydınları:
➤ Montesquieu (Montesku)
➤ Jean Jacques Rousseau (Jan Jak Russo)
➤ Diderot (Didero)
➤ Valtaire (Volter)
➤ Burjuvanın halkın desteğini alarak bu düzeni değiştir- mek istemesi ihtilalin çıkmasına neden olmuştur.
18. Yüzyılda yaptığı savaşlar, Fransa’yı ekonomik bakımdan çok yıpratmıştı. Yaşanan ekonomik, toplumsal ve siyasal sorunlar sonucu çıkan olaylar, 14 Temmuz 1789’da halkın Bastille (Bastil) Hapishanesi’ne saldırıp siyasal mahkûmları serbest bırakması ile ihtilal başladı.

Sonuçları:
➤ Herkes, din, inanç, düşünce özgürlüğüne ve düşüncesini
açıklama, yayma hakkına sahip oldu. Laik anlayışın temelleri atıldı.
➤ “İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi” yayımlandı.
• Egemenliğin millete ait olduğu, insanların eşit olduğu, hürriyet, mülkiyet ve güvenlik haklarının temel insan hakları olduğu kabul edildi.
• Milliyetçilik kavramı (her ulusun kendi geleceğine kendisinin karar verme düşüncesi) ortaya çıktı. Milliyetçilik, azınlıkların isyan etmesine ve imparatorlukların dağılmasına sebep olmuştur.

Sanayi Devrimi

Yeni buluşların üretime uygulanması ile üretimde insan ve hayvan gücünün yerini makineler almaya başladı. Sanayi Devrimi ilk olarak İngiltere’de dokumacılık alanında uygulandı.

Sonuçları:
➤ Büyük fabrikalar kuruldu. İşçi sınıfı ortaya çıktı.
➤ Köylerden kentlere göçler hızlandı.
➤ Buharlı tren ile buharlı gemi, ulaşımı geliştirdi.
➤ Makine gücü, üretimi hızlandırdı ve seri üretime geçildi.
➤ Artan üretimin ham madde ve pazar arayışı, önemli bir soruna dönüşmüştür. Bu durum devletlerarası rekabetin artmasına ve sömürgeciliğin doğmasına ve I. Dünya Savaşı’nın çıkmasına neden olmuştur.
➤ Sömürgecilik (Sanayisi gelişen ülkelerin, dünyanın az gelişmiş ülke ve bölgelerini ele geçirme veya kaynaklarından yararlanma sürecidir.)

20. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİ

Osmanlı Devleti, Avrupa’daki gelişmeleri takip edemediği için bilimsel, teknik ve ekonomik alanlarda Avrupa’nın gerisinde kalmıştır. Kalabalık nüfusu, yer altı ve yer üstü kaynaklarıyla Avrupalı devletler için iyi bir ham madde ve pazar kaynağı olmuştur. Kapitülasyonlar nedeniyle Avrupa’nın açık pazarı haline gelen Osmanlı Devleti, Batılı devletlerden borç almak zorunda kaldı. Bu borçlar ve borçların faizleri ödenemeyince 1881’de “Düyun-u Umumiye İdaresi” (Genel Borçlar İdaresi) kuruldu.
Fransız İhtilali’nin “milliyetçilik” ilkesi Osmanlı Devleti içinde yaşayan ulusların bağımsızlık amaçlı isyanlar çıkarmalarına ve devletin dağılmasına sebep olmuştur. Fransız İhtilali Osmanlı Devleti’nde:
➤ Tanzimat Fermanı
➤ Islahat Fermanı
➤ I. Meşrutiyet’in (Kanun-i Esasi) ilanında etkili olmuş ve demokratikleşme hareketlerinin başlamasını sağlamıştır.

Tanzimat Fermanı (1839)

Avrupalı devletlerin içişlerimize karışmalarını önlemek amacıyla ilan edilmiştir.
➤ Hiçbir kişi yargılanmadan cezalandırılmayacak, mahkemeler herkese açık olacak,
➤ Tüm halk yasalar önünde eşit olacak,
➤ Tüm halkın can, mal ve namus güvenliği sağlanacak,
➤ Vergiler herkesin gücüne göre alınacak,
➤ Askerlik, vatandaşlık görevi haline getirilecek ve belli esaslara bağlanacak.
Tanzimat Fermanı ile Osmanlı Devleti’nde anayasacılık fikrinin gelişmesi sağlanmış ve hukukun üstünlüğü ilkesi kabul edilmiştir.

Islahat Fermanı (1856)

Avrupa devletlerinin baskısı ile 1856’da “Islahat Fermanı’’ ilan edildi. Fermanın amacı, Müslüman olmayan Osmanlı topluluklarının Müslümanlarla her yönden eşitliğini sağlamaktı.
➤ Müslüman olmayanlara bütün devlet memurluklarına atanabilme ve meclislere girebilme hakları tanındı.
➤ Müslüman olmayanların ibadet yeri ve okul açabilmeleri, din ve mezhebi yüzünden aşağılanmamaları, din değiştirmeye zorlanmamaları, bütün okullara ve askerî hizmete girebilmeleri, vergide Müslümanlarla eşit haklara sahip olmaları güvence altına alındı.
➤ Ferman’la tanınan haklar Osmanlı toplumunu birleştirme amacını taşısa da Avrupalı devletlerin Osmanlı iç işlerine daha çok müdahale etmesine neden oldu ve azınlıkların bağımsızlık hareketlerini engelleyemedi.

I. MEŞRUTİYET’İN (KANUN-U ESASİ) İLANI (1876)

➤ Türk tarihinde ilk defa anayasal düzene geçilmiş oldu. Osmanlı Devleti’nde halk ilk defa ülke yönetimine katılmıştır.
➤ Genç Osmanlılar, padişahın halk adına denetlenmesi gerektiğini savunan düşüncenin öncüleri olmuştur.
➤ Anayasada ;
– Kişiler arası eşitlik,
– Mal ve konut dokunulmazlığı,
– Eğitim hakkı, vicdan hürriyeti,
– Basın hürriyeti ve mahkemelerin bağımsızlığı,
– Kişi hak ve hürriyetleri,
– Padişaha; meclisi açma, kapatma, meclise yasa çıkarma için izin verme ve çıkardığı yasaları veto etme hakkı verilmiştir.
➤ II. Abdülhamit 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nı bahane ederek meclisi tatil etmiştir (1878).
➤ II. Abdülhamit, 1908’e kadar ülkeyi tek başına yönetmiştir.
➤ İttihat ve Terakki Cemiyeti (Birleşme ve İlerleme Cemiyeti)’nin baskıları sonucu 1908’de II. Meşrutiyet Dönemi başlamıştır.
➤ İttihat ve Terakki Cemiyeti I. Dünya Savaşı sonlarına kadar ülkeyi yönetmiştir.


1.ÜNİTE : BİR KAHRAMAN DOĞUYOR
UYANAN AVRUPA ve SARSILAN OSMANLI (1. Ünite-1. Kazanım)
AVRUPA’DA YAŞANAN GELİŞMELER:

1- Dogmatik Düşünce: Kilise söylemlerinin sorgulanmadan doğru kabul edildiği düşünce sistemidir.

2- Coğrafi Keşifler: Keşifler sonucu okyanuslara açılan Avrupalı devletler hem Amerika kıtasını keşfettiler hem de doğunun zenginlik kaynağı olarak bilinen Hindistan’a denizden ulaştılar. Keşfedilen bu bölgelerdeki kaynakları kendi ülkelerine taşıyarak zenginleştiler.

3- Rönesans (Yeniden Doğuş): Avrupa’da ekonomik kalkınmayla birlikte bilim, sanat ve edebiyat alanında gelişmelerin yaşandığı döneme “yeniden doğuş” anlamına gelen Rönesans adı
verilir. Rönesans’la akıl ve bilim ön plana çıktı ve dogmatik düşünceler sorgulanmaya başlandı.

4- Reform: Katolik kilisesinin kendini düzeltmek için yapmak zorunda kaldığı yeniliklere
reform denir.

5- Aydınlanma Çağı: Avrupa'da insanın önemini dine göre değil, akla dayanarak açıklayan
düşünce sistemidir.
Aydınlanma Bilim İnsanları: Newton, Kopernik, Galileo, Descartes, Jan Jack Russo,Mozart.
Bilgi Notu: Aydınlanma çağında meydana gelen bilim, sanat ve teknolojik gelişmeler sanayi
inkılabına sebep oldu.
6- Sanayi İnkılabı: Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin üretimde kullanılmasına denir.
Buhar gücüyle çalışan makinelerin üretimde kullanılmasıyla Sanayi İnkılabı başladı.
Sanayi İnkılabı ilk olarak İngiltere'de başladı.
Sanayi İnkılabının Sonuçları:
Fabrikalar açıldı.
Fabrikada çalışanlar işçi sınıfını oluşturdu.
Tarımda iş azaldığı için fabrikada çalışmak için köyden kente göçler başladı.
Şehirlere göç sebebiyle şehirlerde altyapı, çevre kirliliği, çarpık kentleşme sorunları yaşandı.
İşçi sorunlarını çözmek ve haklarını korumak için sendikalar kuruldu.
İnsan gücüne ihtiyaç azaldı, makine gücü kullanıldı.
Hammadde ve pazar ihtiyacını karşılamak için güçlü devletler güçsüz devletlere baskı uyguladılar, bu durum sömürgecilik faaliyetlerine sebep oldu.
Sömürgecilik sebebiyle I. Dünya Savaşı başladı.
BİLGİ NOTU: Osmanlı Devleti sanayi inkılabından olumsuz etkilendi. Avrupa'ya ayak uyduramadı, Avrupalılar hammadde ve Pazar olarak Osmanlıyı kullandılar.

20. YY’DA OSMANLI DEVLETİNİN DURUMU
Osmanlı Devleti XVII. yüzyılla birlikte devlet askerî, siyasi ve ekonomik gücünü kaybetmeye başladı. Devletteki kötü gidişatı durdurmak için yapılan ıslahat çalışmaları çeşitli nedenlerle başarısız
oldu. Yapılan savaşlar üst üste yenilgiyle sonuçlandı. Savaşlarla birlikte toprak da kaybedildi. Savaş
masrafları ekonomiyi iyice sarstı. Devletin giderleri artarken gelirleri azaldı. Yöneticiler devlet işleriyle
yeterince ilgilenmedikleri için bu sorunlar gittikçe büyüdü.

Coğrafi Keşifler daha sonra yaşanan sanayi İnkılabı ile birlikte ekonomi iyice kötüye gitti.
Devlet bütçe açığını kapatmak için vergileri artırdı. Bu durum halkta huzursuzluğa sebep oldu.

XIX. yüzyılda Avrupalı devletlerden yüksek faizle borç alınarak giderler karşılanmaya çalışıldı.
İlk kez Kırım Savaşı sırasında alınan borçlar büyük oranda israf edildi. Devlet, otuz yıl içinde
borçlarının faizini dahi ödeyemez hâle gelerek iflas etti. Bunun üzerine alacaklı devletler -Osmanlı
yönetiminin çağrısıyla- bir araya gelerek Düyûn-u Umûmiye adında uluslararası bir teşkilat kurdular
(1881). Osmanlı gelir kaynaklarının büyük bir kısmına el koyan bu teşkilat, vergileri topluyor ve
alacaklı devletler arasında paylaştırıyordu. Osmanlı Devleti kapitülasyonlar ve Düyûn-u Umûmiye
teşkilatının etkisiyle ekonomik bağımsızlığını kaybetti. Bu durum devletin siyasi bağımsızlığına da
zarar verdi.

Fransız ihtilali: 1789’da Fransız İhtilali sebebiyle “adalet, eşitlik, özgürlük ve milliyetçilik”
akımları ortaya çıktı. Özellikle milliyetçilik akımı sebebiyle Avusturya ve Osmanlı gibi devletlerde
Rusya ve İngiltere'nin kışkırtmasıyla isyanlar çıktı, azınlıklar bağımsızlığını ilan ettiler. İsyanların
etkisi devletin özellikle Doğu Avrupa ve Balkan topraklarında daha yıkıcı oldu. İsyanlar sonucunda
Balkanlarda huzur bozuldu.

OSMANLI'YI KURTARMA AKIMLARI

1- Osmanlıcılık: Ülkede yaşayan herkesin din, dil ırk ayrımı gözetilmeden eşit tutulması
halinde devletin dağılmaktan kurtulacağını savunan düşünce akımıdır. Bu fikir Jön-Türkler ve
İttihatçılar tarafından da desteklenmiştir. Meşrutiyet’i ilan ettirmek için Selanik'te örgütlendiler. Sonuçta 1908 de İkinci Abdülhamit'e meşrutiyet'i ilan ettirdiler.
2- İslamcılık (Ümmetçilik): Bütün Müslümanların halife egemenliği altında toplanmasını
amaçlayan düşünce akımıdır. Mehmet Akif ve Padişah II. Abdülhamit tarafından da desteklenmiştir.
3- Batıcılık: Osmanlı'nın kurtuluşunun tek yolunun batıya ayak uydurmak olduğunu belirten
düşünce akımıdır. Tevfik Fikret gibi aydınlarca savunulan bu düşünce Atatürk Dönemi’nde inkılaplar
yapılırken de etkili oldu.
4- Türkçülük (Turancılık): Bütün Türkleri tek bir devlet ve bayrak altında toplamak isteyen
düşünce akımıdır. Mehmet Emin (Yurdakul), Ziya Gökalp gibi aydınlar tarafından desteklenmiştir.
NOT: Yukarıdaki düşünce akımlarının hiçbiri Osmanlı devletini içinde bulunduğu kötü
durumdan kurtaramamıştır. Sadece Türkçülük fikri Kurtuluş Savaşının kazanılmasında etkili
olmuştur.

Osmanlı devlet adamları da azınlık isyanlarını önleyebilmek için çeşitli çalışmalar yaptılar.
Padişah iradesiyle yayınlanan Tanzimat Fermanı (1839) ile azınlıkların zaten var olan hakları yasal
güvence altına alındı. Bu yolla azınlıkların devlete olan bağlılığını artırmak ve devleti dağılmaktan
kurtarmak istediler. Ancak bağımsızlık hayaline kapılan azınlıklar, atılan bu adımlara rağmen isyan
etmekten vazgeçmediler. Bunun üzerine 1856’da Avrupalı devletlerin de baskısıyla Islahat
Fermanı adıyla yeni bir ferman yayınlandı. Bu fermanla azınlıkların hakları Müslümanlarla eşit hâle
getirildi. Buna rağmen azınlık isyanları önlenemedi.

Jön Türkler bu fikre katılmayan Padişah Abdülaziz’i tahttan indirdiler. Bir süre sonra, anayasa
hazırlama ve meşrutiyet sistemine geçme sözü aldıkları II. Abdülhamit’i padişah yaptılar. II.
Abdülhamit verdiği sözü tuttu. Kanun-i Esasi adıyla Türk tarihinin ilk anayasasını hazırlattı
(1876). Anayasa hükümleri doğrultusunda Mebusan Meclisi adıyla bir meclis açıldı. Bu Mecliste
Müslümanların yanında azınlıklar da temsil ediliyordu.

Her ne kadar Jön Türkler güçlerini kaybetseler de onların fikirlerinden etkilenen bazı aydınlar,
İttihat ve Terakki adıyla gizli bir cemiyet kurdular (1889). Meclisin yeniden açılmasını ve meşrutiyet
yönetiminin fiilen uygulanmasını amaçlayan İttihatçılar daha ziyade ordu içerisinde teşkilatlandılar.
Zamanla güçlenerek Padişah’a yaptıkları baskıyı artırdılar. Artan baskılar sonucu Padişah II.
Abdülhamit, otuz yıl aradan sonra Mebusan Meclisini yeniden açtı (1908). Böylece II. Meşrutiyet
Dönemi başladı. Bu, İttihat ve Terakki Cemiyeti için büyük bir zaferdi. Ancak İttihatçılar II. Abdülhamit’in meclisi yeniden kapatmasından endişe ediyorlardı.

1909 yılının nisan ayında, meşrutiyet karşıtları İstanbul’da gösteri yapmaya başladılar. 31 Mart
Vakası diye tarihe geçen bu olay üzerine meşrutiyeti korumak isteyen İttihat ve Terakki üyesi subaylar,
Selanik’te, Hareket Ordusu adında bir ordu hazırladılar. Başkanlığını Mahmut Şevket Paşa’nın ve
kurmay başkanlığını Mustafa Kemal’in yaptığı bu ordu, İstanbul’a gelerek isyanı bastırdı. Ardından II.
Abdülhamit tahttan indirilerek yerine V. Mehmet Reşat getirildi (1909). 31 Mart Vakası’ndan sonra
devletin yönetimi büyük ölçüde İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kontrolüne geçti.

İttihatçıların etkili olduğu son dönem aralıksız savaşlarla geçti. 1911 yılında İtalya Trablusgarp’a
saldırdı. Trablusgarp Savaşı devam ederken Balkanlarda da savaş çıktı (1912). Bu savaşların her ikisi
de kaybedildi. 1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı ise Osmanlı Devleti’nin son savaşı oldu.

MAVİ GÖZLÜ ÇOCUK: MUSTAFA (1.Ünite- 2. Kazanım)
MUSTAFA KEMAL'İN OKUDUĞU OKULLAR:
1- Mahalle Mektebi (1886) (Mezun olmadı (X)) : Medrese usulü,dini eğitim veren bir okuldur. Annesinin isteğiyle okula kaydolmuştur.
2- Şemsi Efendi İlkokulu (1886) (Mezun oldu (√) : İlk müslüman Türk okuludur. Modern usülde eğitim vermektedir.
3- Selanik Mülkiye Rüştiyesi (1894) (Mezun olmadı (X)) :
4- Selanik Askeri Rüştiyesi (1894) (Mezun oldu (√) : Matematik öğretmeni tarafından “Kemal” adını aldığı okuldur.
5- Manastır Askeri İdadisi (1896) (Mezun oldu (√) : Türk-Yunan Savaşı'na katılmak için okuldan kaçmıştır. Türk ve yabancı aydınların etkisinde kaldı. Arkadaşı Ömer Naci sayesinde edebiyata ilgi duydu.
6- İstanbul Harp Okulu (1899) (Mezun oldu (√) : “Teğmen” rütbesi aldığı okuldur.
7- İstanbul Harp Akademisi (1902) (Mezun oldu (√) : 1905 yılında “kurmay yüzbaşı” olarak mezun oldu.
Not: Atatürk döneminde dini ağırlıklı medreseler, batılı okullar, azınlık okullar ve yabancı devletler tarafından farklı okul ve programların olması Osmanlı'da eğitim ve öğretimde Birlik olmadığını gösterir. bu durum farklı okullarda mezun olan kişiler arasında kültür çatışması oluyordu.

BUHRANLA BÜYÜK KAHRAMANLAR DOĞURUR (1. Ünite 3. Kazanım)
MUSTAFA KEMAL’İN FİKİR HAYATINA ETKİ EDEN YERLER ve OLAYLAR
Şehir Adı Bugün Hangi Ülkede ? Önemli Özellikleri
SELANİK -Yunanistan
--- Osmanlı'nın batıya açılan kapısıdır.
--- Çocukluk ve gençlik yılları burada geçmiştir.
--- Liman ve demiryolu ile Avrupa'nın farklı yerlerine bağlanması sebebiyle ticaret gelişmiştir.
--- Avrupa'daki gazete ve dergiler kolayca temin edilmiştir.
--- Azınlıklar Osmanlı Devleti'ni parçalama etkinliklerine giriştikleri için milliyetçilik gelişmiştir.
--- Vatan ve Hürriyet Cemiyeti'nin şubesini açmıştır.
--- Farklı milletlerin yaşaması sebebiyle kültürel zenginlik çok fazladır.
MANASTIR -Makedonya
--- Konsolosluklar ve ticaret şehridir.
--- Vatan şairi Namık Kemal ve Türkçülüğü ön plana çıkaran Mehmet Emin Yurdakul ve Ziya Gökalp’ten etkilenmiştir.
--- Tarih öğretmeni Kolağası Tevfik Bey sayesinde tarih bilinci gelişmiştir.
--- Avrupalı düşünürlerin hürriyet, özgürlük, eşitlik gibi düşüncelerinden etkilenmiştir.
--- Türk-Yunan Savaşı sonrası düşünceleri gelişmiştir.
--- Arkadaşı Ömer Naci sayesinde edebiyat ve hitabet sanatı gelişmiştir.
İSTANBUL -Türkiye
--- Ülke sorunları ile ilgili gazeteler çıkarmış, toplantılar yapmıştır.
--- Fransızca yayınları okuyarak Avrupa'daki gelişmeleri öğrenmiştir.
SOFYA Bulgaristan
--- Askeri ateşe olarak görev yapmıştır.
--- Türklerle yakından ilgilenmiş, meclislere katılarak sorunlarını çözmüş, çözemediğini Osmanlı'ya rapor etmiştir.
--- Avrupa devletlerinin temsilcileriyle görüşme imkanı bulmuştur.
--- Kostümlü yeniçeri kıyafetiyle baloya katılmıştır.

MUSTAFA KEMAL'İN FİKİR HAYATINI OLUŞTURAN DURUMLAR
1- Yaşadığı şehirlerin etkisi ve okuldaki öğretmenleri
2- Okuduğu kitaplardan kazandığı Türk tarihi ve kültürü sevgisi
3- Akılcı ve bilimsel düşünme becerisi

ADIM ADIM LİDERLİĞE (1. Ünite 4. Kazanım)
MUSTAFA KEMAL'İN ASKERİ GÖREVLERİ:

Yıl Görevi Önemli Özellikleri
1905 Şam 5. Ordu (2 yıl) --- İlk askeri görevidir.
--- “Vatan ve Hürriyet Cemiyeti” ni kurdu.
13 Nisan 1909 (31 Mart 1325) 31 Mart Olayı (ayaklanması)
--- Kurmay Başkanı olarak görev yaptı.
--- M. Kemal ilk defa tarih sahnesine çıktı.
1911 Trablusgarp Savaşı
--- Yerel halkı örgütlemesi “teşkilatçılık” özelliğini gösterir.
--- M. Kemal’in ilk askeri başarısıdır.
--- “Binbaşı” rütbesini almıştır.
1912 Balkan Savaşları --- Çanakkale boğazını koruma görevi sebebiyle bölgeyi tanıması Çanakkale Savaşındaki başarısını sağladı.
1913 Sofya Askeri Ataşeliği
--- Bulgar meclislerine katılıp Türklerin sorunlarıyla ilgilendi.
--- “Yarbay” rütbesini almıştır.

1915 Çanakkale Savaşları
--- 19. Tümen komutanı olarak görev yapmıştır.
--- Arıburnu, Conkbayırı ve Anafartalar'da savaştı.
--- “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum.” emrini vermiştir.
--- “Albay” rütbesini almıştır.
1916 Kafkas Cephesi --- 16. Kolordu Komutanı olarak görev yapmıştır.
--- Muş, Bitlis, Erzurum ve Erzincan’ı Ruslardan geri aldı.
1917 Suriye Cephesi --- 7. Kolordu komutanı ve Yıldırım Orduları Grup Komutanı olarak görev yapmıştır.
1915-1917 I. Dünya Savaşı --- Çanakkale, Kafkas ve Suriye cephelerinde savaştı.

2. ÜNİTE: MİLLİ UYANIŞ: BAĞIMSIZLIK YOLUNDA ATILAN ADIMLAR
I. DÜNYA SAVAŞINA YOL AÇAN GELİŞMELER (2. Ünite 1. Kazanım)
Birinci Dünya Savaşı'nın Genel Sebepleri:
1- Milliyetçilik akımı: Fransız İhtilali'nin yaydığı milliyetçilik akımı Avrupa'da siyasi ve sosyal
hayatta değişikliklere sebep oldu. Milliyetçilik akımı ile Osmanlı ve Avusturya Macaristan gibi çok
uluslu devletler parçalandı.
2- Sömürgecilik yarışı: Sanayi İnkılabı sonrası sanayileşen Avrupa devletleri ürettikleri ürünler
için pazar ve sanayi için hammadde arayışına girdi. Bu durum devletler arasındaki sorunlar ve rekabet
ile çıkar çatışmasına neden oldu.
Birinci Dünya Savaşı'nın Özel Sebepleri:
İngiltere ve Almanya arasındaki sömürgecilik yarışı
Fransa'nın Alsas-Loren’i Almanya'dan geri almak istemesi
Rusya'nın Panslavizm (Balkanlar'daki Slav ırkındakileri kendi yönetimine almak) politikasıyla
sıcak denizleri ve boğazları ele geçirmek istemesi
İtalya ve Almanya'nın güçlenmesinin İngiltere ve Fransa'yı telaşlandırması
Avusturya-Macaristan'ın, Rusya'nın balkanlardaki ilerleyişinde rahatsız olması

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI'NDA BLOK DEVLETLER
Üçlü İttifak 
Almanya - Avusturya Macaristan- İtalya (Sonradan İtilaf tarafına geçti.)

Üçlü İtilaf

Fransa -Rusya- İngiltere
Savaşa Sonradan Katılanlar
İttifak: Osmanlı Devleti Bulgaristan
İtilaf: Yunanistan, Romanya, Japonya, Sırbistan, Brezilya, Portekiz
Savaşı Başlatan Olay : Avusturya-Macaristan veliaht’ının Sırplı bir öğrenci tarafından öldürülmesi.

Osmanlı'nın Birinci Dünya Savaşı'na Almanya Yanında Girme Nedenleri:
Osmanlı'nın siyasi yalnızlıktan kurtulmak istemesi
İttihat ve Terakki yöneticilerinin Almanya'nın savaşı kazanacağına inanmaları
Kaybedilen yerleri geri alma düşüncesi
Rusya'nın boğazlar üzerindeki isteklerini engelleme isteği
Almanya'nın Osmanlı'yı savaşa katmak istemesinin sebepleri:
Savaşı geniş alana yayarak Almanların savaş yükünü azaltmak istemesi
İngiltere ve Fransa'nın boğazlar yoluyla Rusya ile bağlantısını kesme düşüncesi
Osmanlı'nın hammadde ve insan gücünden yararlanmak düşüncesi
Süveyş Kanalı yoluyla İngiltere'nin uzak doğu'daki bağlantısını kesme düşüncesi
Halifenin dini gücünden yararlanarak Müslümanları ayaklandırma düşüncesi
Osmanlı'nın Savaşa Girme Olayı: Yavuz ve Midilli gemilerinin Karadeniz’e açılarak Rus limanlarını topa tutması
UA-110949892-2