Çaka Beyliği

OdevTest
OdevTest
Aralık 3, 2018

Çaka Beyliği

Çaka Bey’in Beşiktaş, İstanbul’da bulunan İstanbul Deniz Müzesi’ndeki büstü.

Çaka Bey veya Çağa Bey (Yunanca: Τζαχάς – Cahas; ö. 1092), 1071’deki Malazgirt Meydan Muharebesi’nin hemen sonrasında Selçukluların Anadolu coğrafyasına yayıldıkları dönemde Smyrna (günümüzde İzmir) merkezli bağımsız bir beylik kuran ve yöneten 11. yüzyıl Selçuklu komutanı ve denizcisidir. Türk tarihinin ilk donanmasını oluşturduğu için tarihteki ilk Türk amirali olarak kabul edilmektedir.[1]

1071 yılı sonrasında Anadolu’ya yapılan Selçuklu akınlarına katılan ve 1078 civarında Bizans İmparatorluğu’na esir düşen Çaka Bey, İmparator III. Nikiforos’in dikkatini çekerek protonobilissimus unvanıyla saraya alındı. 1081’de imparatorluğa I. Aleksios geçince kendisine verilen unvan ve ayrıcalıkların geri alınması sebebiyle saraydan ayrıldı. Aynı yıl, İzmir tarihindeki ilk Türk hâkimiyetini sağladı. Bir müddet sonra sınırlarını genişleterek bazı Ege adaları ile Ege kıyı şeridindeki bazı şehirlerde hâkimiyet kurdu. 1092 yılı civarında, günümüzde Çanakkale’de yer alan Abidos’u kuşattı, fakat Bizans İmparatoru I. Aleksios’un Anadolu Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan’ı kışkırtması üzerine Kılıç Arslan tarafından öldürüldü (kuşatma başarısızlıkla sonuçlandı).

Beylik öncesi dönem

1071 yılında Büyük Selçuklu Devleti ile Bizans İmparatorluğu arasında yapılan Malazgirt Meydan Muharebesi sonrasında Bizans İmparatoru Romen Diyojen esir düşmüş, Anadolu’da Türkmen boyları tarafından kurulan beylikler ortaya çıkmıştı.[1] 1080 yılında, Sivas merkezli olarak kurulan Danişmendliler Beyliği’nin kurucusu Danişmend Gazi’ye bağlı bir bey olarak, Batı’daki Bizans topraklarına düzenlenen akınlara katılan Oğuzların Çavuldur boyuna mensup Çaka Bey, 1078 yılı civarındaki akınların birinde Bizans’a esir düştü.[1] Başkent Konstantinopolis’e (günümüzde İstanbul) götürülmesini takiben İmparator III. Nikiforos’un dikkatini çekerek saraya alındı ve kendisine protonobilissimus unvanı verildi.[2] Burada Yunanca da öğrenerek diğer bazı Türk esirler gibi sarayda iyi mevkilere yükseldi.[1] 1081 yılında tahta İmparator I. Aleksiosgeçince kendisine verilen unvan ve ayrıcalıklar geri alındı ve saraydan ayrılarak Anadolu’daki Türkmenlerin arasına döndü.[1][3]

Beyliğin kurulması ve gelişimi

Çaka Bey’in hâkimiyet kurduğu Batı Anadolu ve Ege’yi gösteren harita.

Çaka Bey, Bizans ile Peçenekler arasındaki mücadeleden de faydalanarak 1081 yılında Bizans’ın elindeki Smyrna’yı (günümüzde İzmir), yaklaşık 8.000 askeriyle ele geçirdi. Buradaki Rum ustaları kullanarak 40 parçalık bir donanma oluşturdu. Donanmanın oluşturulduğu 1081 yılı, aynı zamanda Türk Deniz Kuvvetlerinin kuruluş tarihi olarak kabul edilmektedir. Bizans’ın Balkanlar’da ve Peçenekler ile yaptığı çarpışmalardan haberdar olan Çaka Bey, Smyrna merkezli beyliğinin sınırlarını genişletme amacı çerçevesinde, ilk olarak Klazomenai’i (günümüzde Urla) ele geçirdi.Ardından Phokaia’ya (günümüzde Foça) düzenlediği ilk saldırıda şehri topraklarına kattı. Bir süre sonra Lesbos’un (günümüzde Midilli) yönetiminden sorumlu Alopus’a yazdığı mektuplarla, şehri terk etmemesi durumunda kendisini cezalandıracağını bildirdi. Bu tehditlerin ardından Alopus adayı terk ederken, Çaka Bey komutasındaki kuvvetler 1089’da, herhangi bir direnişle karşılaşmadan Mytilene (günümüzde Midilli şehri) şehrini ele geçirdi.[4] Ancak adanın diğer tarafındaki Mithymna şehri, kuvvetli surları ve yapılacak saldırılara elverişsiz coğrafyası sebebiyle alınamadı. Lesbos’un Çaka Bey’in kontrolüne geçtiğini öğrenen Bizans İmparatoru I. Aleksios, derhal adaya bir donanma gönderdi. Öte yandan Lesbos’tan ayrılan Çaka Bey ise 1090 yılında Chios’a (günümüzde Sakız Adası) düzenlediği ilk saldırı sonrasında adayı kontrolü altına aldı. Aynı yıl, Niketas Kastamonites komutasındaki Bizans kuvvetleriyle Chios’ta yapılan muharebeyi kazandı. Elde edilen bu mağlubiyetin ardından imparator, Konstantinos Dalassenos komutasındaki başka bir Bizans donanmasını Chios üzerine gönderdi. Adadaki kalenin Dalassenos tarafından kuşatılmasının ardından Smyrna’dan yaklaşık 8.000 Türkmen ile ayrılan Çaka Bey; 19 Mayıs 1090 günü, Chios ile Karaburun arasında kalan Koyun Adaları civarında yapılan deniz muharebesini kazanan taraf oldu ve elde edilen bu galibiyetin ardından bazı Bizans gemilerini ele geçirdi. Muharebenin ardından barış görüşmeleri için Dalassenos ile buluşan Çaka Bey, kendisine imparator tarafından Bizans unvanları verilir ve kendi oğlunun imparatorun bir kızıyla evlenmesi kabul edilirse barışa hazır olduğunu ve zapt ettiği adaları geri vereceğini söyledi. Ancak bu talepler imparator tarafından kabul edilmedi. Çaka Bey Smyrna’ya geri döndükten sonra Dalassenos Chios’u geri alsa da, 1090 yılı sonlanmadan ada yeniden Çaka Bey’in kontrolüne geçti. 1090 ve sonrasında ise Rodos ve Samos (günümüzde Sisam) adalarında hâkimiyet kurdu.

I. Aleksios

Gücünü artırdıktan sonra kendisine imparator unvanı veren ve Bizans İmparatorluğu’nun başkenti Konstantinopolis’i kuşatma amacı güden Çaka Bey; bu doğrultuda, imparatorluğun doğusunda yer alan Türk boyu Peçenekler ile temasa geçti. Öte yandan bir başka Türk boyu Kıpçaklarile anlaşan İmparator I. Aleksios, 29 Nisan 1091 tarihinde, kadın ve çocuklar da dâhil olmak üzere Peçenekleri kılıçtan geçirdi ve bu tehlikeyi ortadan kaldırdı. Hemen sonrasında ise Nicaea’da (günümüzde İznik) tahta geçen Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan ile ilişki kurdu.[13] Diğer taraftan Çaka Bey de kızını I. Kılıç Arslan ile evlendirmişti.

1092 yılında I. Aleksios, Konstantinos Dalassenos yönetimindeki donanma ile İoannis Dukas komutasındaki kara ordusunu Çaka Bey’in üzerine gönderdi. Bizans kuvvetleri Çaka Bey’in kardeşi Yalvaç’ın yönetimindeki Lesbos’u kuşatırken; Çaka Bey ise donanmasıyla birlikte ada açıklarında mevzilenmişti. Üç ay kadar süren mücadeleler sonrasında Çaka Bey, Smyrna’ya serbest dönebilme şartıyla adayı terk etti.[14]Hemen ardından Bizans donanması Samos’u da geri alarak Konstantinopolis’e döndü. Bir müddet sonra, Bizans donanmasının Girit ve Kıbrıs’taki isyanlarla uğraşmasını fırsat bilen Çaka Bey, Ege adaları üzerinde yeniden hakimiyet kurdu ve Çanakkale Boğazı’da kadar Batı Anadolu’yu kontrolü altına aldı. Aynı yıl içerisinde Adramytteion’u (günümüzde Edremit) ele geçirmesinin ardından, Abidos’u (günümüzde Nara Burnu, Çanakkale) kuşattı. Bunun üzerine I. Aleksios, Çaka Bey’in hem Bizans hem de Selçuklular için bir tehlike olduğunu savunarak I. Kılıç Arslan ile Çaka Bey’e karşı bir ittifak kurdu. Abidos kuşatması esnasında Bizans donanması denizden, Selçuklu ordusu ise karadan Çaka Bey’e karşı harekete geçti. İki devlet arasındaki ittifaktan haberi olmayan Çaka Bey, I. Kılıç Arslan ile bir görüşme talep etti. Kendisini merasimle karşılayan I. Kılıç Arslan, verilen ziyafet sırasında kılıcını çekerek Çaka Bey’i öldürdü.

Ölümü sonrası

Çaka Bey’in ölümünün ardından I Aleksios, I. Kılıç Arslan’ı Nicaea’dan çıkarmak ve olası Türk saldırılarını püskürtmek için Avrupa’daki Hıristiyan devletleri harekete geçirdi ve Birinci Haçlı Seferi’nin başlamasını sağladı. 1097 yılında şehri ele geçiren Haçlılar, burayı Bizans’a teslim etti. Anadolu’nun içlerine doğru ilerleyen Haçlılar Dorlion’da (günümüzde Eskişehir) yapılan muharebede Selçukluları mağlup ederken, Smyrna’ya saldıran Bizans kuvvetleri de şehri karadan ve denizden kuşattı. Buradaki Türk kumandan şehri teslim etmesine rağmen, 1097 yazında 10.000 kadar Türk kılıçtan geçirildi. Bir başka Türk beyi Tanrıvermiş’in elinde bulunan Ephesos’u da teslim alan Bizans ordusu, esir edilen yaklaşık 2.000 Türk’ü adalara dağıttı.

Çaka Bey’in Türkmenleri ise önce Polybotum (günümüzde Bolvadin), sonrasında ise Filadelfiya (günümüzde Alaşehir) civarına çekildi. Filadelfiya’nın da Bizans tarafından alınmasının ardından ise bu Türkmenler daha da doğuya, Gerede civarına kadar geriledi.

Mirası

Mersin Deniz Müzesi’ndeki Çaka Bey büstü.

Çaka Bey’in adı, İzmir ilinin Çeşme ilçesine bağlı bir mahalleye adını vermektedir. 2008 yılında, yine İzmir’in Çeşme ilçesine bağlı İnönü mahallesine, Çeşme Belediyesi ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca Çaka Bey’in büstünün de yer aldığı bir anıt dikildi. 600 metrekare alan üzerine yapılan anıt; biri 20 metre, diğeri 17 metre yüksekliğinde iki yelken figürünün arasında yerleştirilen, 3,5 metrelik kaide üstünde 2 metrelik Çaka Bey büstünden oluşmaktadır.İstanbul’un Beşiktaş ilçesindeki İstanbul Deniz Müzesi’nda Çaka Bey’in bir büstü sergilenmekte olup, müze içerisinde bulunan sergi salonu da Çaka Bey’in ismini taşımaktadır. Mersin Deniz Müzesi’nde de Çaka Bay’in bir büstü yer alır. Öte yandan Aydın’ın Kuşadası ilçesi, İstanbul’un Kartal ilçesi, İzmir’in Buca ilçesi ve Kocaeli’nin Derince ilçesinde Çaka Bey’in adını taşıyan birer ilköğretim okulu, Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde Çaka Bey’in adını taşıyan Gölcük Çakabey Anadolu Lisesi ile İzmir’in Çiğli ilçesinde Özel Çakabey Okulları bulunmaktadır. İstanbul Deniz Otobüsleri filosunda yer alan deniz otobüslerinden biri ile İzdeniz’in vapur filosuna 2014 yılında katılan bir vapura da Çaka Bey’in ismi verilmiştir.

1976’da, Yavuz Bahadıroğlu’nun yazdığı ve Çaka Bey’in hayatını romanlaştırdığı Çaka Bey adlı kitabı piyasaya sürüldü. 2005’te ise Mehmet Dikici’nin aynı adlı bir romanı, Akçağ Yayınları’ndan yayımlandı.

 

LGS SINAVINA KALAN SÜRE
6 HAZİRAN 2021
UA-110949892-2