M Harfi ile Başlayan Atasözleri ve Anlamları

OdevTest
OdevTest
Kasım 20, 2018

Mahkeme kadıya mülk değil.

Hiçbir kimse, bulunduğu kamu hizmetinde ömrünün sonuna kadar kalmaz. Bir süre sonra bu işe başkası getirilir.

Mal adama hem dost, hem düşmandır.

Mal adama dosttur, çünkü ona rahat bir yaşayış sağlar. İyilikler yapma, hayır işlerine yardım etme olanağı verir. Düşmandır, çünkü kişinin azmasını kolaylaştırır. Bundan başka mala söz dikenler çok olur. Bu yüzden anlaşmazlıklar çıkar; mal sahibinin canına bile kıyılır.

Mal canı kazanmaz, can malı kazanır.

İnsan mal kazanacağım diye sağlığını, canını tehlikeye düşürmemelidir. Tam tersine, sağlığını korumak, canını kurtarmak için malını harcamaktan çekinmemelidir. Malı kazanan insandır. Can sağ olmalıdır ki mal kazanılabilsin.

Mal canın yongasıdır.

Mal canın bir parçası gibidir. Malına zarar gelen kişi, canından bir parça gidiyormuş gibi üzülür.

Malı mala canı cana ölçmeli.

Malımız ve canımız bizim için ne değerde ise başkalarının da kendileri için o değerdedir. Öyleyse bizim malımıza ve canımıza gelmesini istemediğimiz bir zararın başkasının malına ve canına gelmesini nasıl hoş görebilir, buna nasıl izin verebiliriz?

Malını yemesini bilmeyen zengin her gün züğürttür.

Züğürt, yokluk içinde bulunduğundan yiyemez. Varlıklı olduğu halde yiyemeyenin züğürtten ne farkı var?

Malın iyisi boğazdan geçer.

Malın işe yaraması, sahibinin onu kullanabilmesi, yiyebilmesi ile olur. Kişi malını yiyemedikten sonra o mal neye yarar?

Malı ongun olanın adı angın olur.

Malından çok ürün alan kişinin adı her yerde anılır.

Mal istersen bedeninden, evlat istersen belinden.

Kişinin gerçek malı, babadan kalan değil, kendi emeğiyle kazandığı maldır. Gerçek evlat da kendisinden doğmuş olandır; üvey yada “edinilen” evlat, öz çocuğunun yerini tutamaz.

Mal malamatı örter.

Zenginlik, bir kişinin ayıplarını, kusurlarını kapatır.

Mart ayı, dert ayı.

Mart ayında havalar sık sık değişir. İnsan kendini koruyamaz; hasta olu.

Mart ayların çingenesidir.

Öteki aylardan her birinin bir kişiliği, bir soyluluğu vardır. Mart ise soysuz, güvenilmez, ne yapacağı bilinmez kişilere benzer.

Mart çıkmadıkça dert çıkmaz.

Kış hastalıkları, mart sona ermedikçe bitmez.

Mart dokuzunda çıra yak, bağ buda.

Martın dokuzu olunca bağların her halde budanması gerekir. Bu iş, gündüz yetiştirilemezse gece çıra ışığında yapılmaya değecek kadar önemlidir.

Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.

Mart ayında şiddetli soğuklar olur. İnsan dışarı çıkamaz. Odun, kömür de azaldığından kazma, kürek saplarını yakacak duruma düşer.

Mart martladı, tavuk yumurtladı.

Mart kendini gösterince tavuklar yumurtlamaya başlar.

Martta sürmez, eylül ekmezse sabahı bırak.

Çiftçi, işlerini zamanında yapmazsa ürün alamaz. Bu gibi kimseler üstesinden gelemedikleri çiftçiliği bırakmalıdırlar.

Martta tezek kuruya, nisanda seller yürüye.

Mart ayının kurak, nisan ayının yağışlı olması, çiftçinin yüzünü güldürür.

Martta yapmasın, nisanda dinmesin.

Ekin için, martta yağmur yağması zararlı, nisanda çok yağması yararlıdır.

Martta yağar, nisan övünür; nisan yağar, insan övünür.

Martta yağan yağmurla ekinler nisanda gelişir. Nisanda yağan yağmurla başaklar olgunlaşır, dolgunlaşır. Bu da çiftçiyi sevindirir.

1 2
LGS SINAVINA KALAN SÜRE
6 HAZİRAN 2021
UA-110949892-2