Mirim Çelebi Hayatı

OdevTest
OdevTest
Aralık 4, 2018

Mirim Çelebi

Mirim Çelebi
Doğum 1450
İstanbul
Ölüm 1525
İstanbul
Vatandaşlığı Osmanlı İmparatorluğu
Dalı Matematik, Gökbilim
Öğrenim Medrese

Mirim Çelebi (1450 – 1525, Edirne), Osmanlı matematikçi ve gök bilimcisi.

Osmanlı Devleti’nde matematik ve astronomi alanında döneminin en büyük otoritesi kabul edilir.

Yaşamı

Mirim Çelebi, adıyla tanınan Mahmud bin Mehmed, birçok astronom ve matematikçi yetiştirmiş bir ailedendir. Annesi Osmanlı alimlerinden Hocazâde Muslihuddin Efendi’nin kızı; babası Ali Kuşçu ile Bursalı Kadızade Rumi’nin torunudur.

Babası Kutbüddin Muhammed, Fatih devrinde Ali Kuşçu ile birlikte İstanbul’a gelip Hocazade’denin kızı ile evlenmiş ve Bursa’da Manastır Medresesi’nde müderris iken erken yaşta ölmüştü.[1] Mirim Çelebi’yi anne tarafından dedesi Hocazâde Muslihuddin Efendi yetiştirdi. Eğitimini İstanbul’da tamamladı. Dönemin önemli bilimadamlarından dersler alan Çelebi; matematik ve astronomi konularında başarı gösterdi.[3]

Gelibolu ve Edirne’de müderrislik yaptıktan sonra Bursa’da Manastır Medresesi’nde görev yaptı. Özellikle matematik ve astronomi alanında döneminin en büyük otoritesi oldu. I. Bayezid tarafından saraya davet edildi. Gökbilimde gözlem yönteminin gelişip yaygınlaşması için çaba gösterdi. II. Bayezid’in isteği üzerine Uluğ Bey’in Zic’ine Farsça olarak Düstürü’l-amel ve tashihü’l-cedvel adında şerhi yazdı (1499). Çelebi eserde konuları çok çeşitli şekillerde anlatmış, örneğin bir derecelik yayın sinüsünü hesaplamak için gayet anlaşılır biçimde beş ayrı çözüm yolu göstermiştir.

1508’de Anadolu kazaskerliğine getirildi. Yavuz Sultan Selim’in tahta çıkışından sonra bu görevden ayrıldı. Yavuz Sultan Selim’in ısrarları sonucunda dedesi Ali Kuşçu’nun gökbilimi konusundaki Fethiye adlı yapıtını yorumladı. Astronomi konusunda El-Makasit adlı yapıtı da vardır.

Astronomi dışında optik ile de ilgilendi. Gökkuşağı ve hale konusunda yazdığı Kavs-i Kuzah ve el-Hale” adlı risalesi onun optik alanındaki bir eseridir.

Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1522-1523 tarihinde ikinci defa Anadolu kazaskerliği görevine getirildi; bir süre sonra yeniden görevden ayrılıp Edirne’ye yerleşti ve bu şehirde öldü.[3] Tunca kıyısındaki Kasım Paşa Camisi’nin haziresine defnedildi.

 

LGS SINAVINA KALAN SÜRE
6 HAZİRAN 2021
UA-110949892-2