Orhan Gazi’nin Hayatı ve Dönemi

OdevTest
OdevTest
Kasım 22, 2018

ORHAN GAZİ KİMDİR? ORHAN GAZİ’NİN HAYATI

Bursa’nın fatihi, 2. Osmanlı Sultanı Orhan Gazi’nin hayatı…

KISACA ORHAN GÂZİ KİMDİR? 

Orhan Gazi, 1281 yılında doğdu. Babası Osman Gazi, annesi Kayı aşiretinin ileri gelenlerinden Ömer Bey’in kızı Mal Hatun’du. Orhan Gazi, sarı sakallı, uzunca boylu, mavi gözlüydü. Yumuşak huylu, merhametli, fakir halkı seven, ûlemaya hürmetli, dindar, adalet sahibi, hesabını bilen ve hiçbir zaman telaşa kapılmayan, halka kendisini sevdirmiş bir beydi. Sık sık halkın arasına karışır, onları ziyaret etmekten çok hoşlanırdı.

Orhan Gazi, Babası Osman Gazi’nin 1324’da vefatı üzerine beyliğin başına geçti. Orhan Gazi, 1346’da Bizans İmparatoru VI. Yoannis Kantakuzenos’un kızı Teodora ile evlendi. Ayrıca, Yarhisar Tekfur’unun kızı Holofira, Bilecik tekfuruyla evlendirilirken, düğün basılıp Holofira esir alındı ve Orhan Gazi ile evlendirildi. Müslüman olduktan sonra adı Nilüfer Hatun olarak değiştirildi; bu evlilikten, ileride Osmanlı Devleti’nin üçüncü hükümdarı olacak Murad Hüdavendigâr doğdu. 1360 Yılı başlarında vefât etmiştir

Erkek çocukları: Süleyman Pasa, Murad Hüdavendigâr, Ibrahim, Halil, Kasım
Kız çocukları: Fatma Hatun

ORHAN GAZİ (1324 – 1360)

Orhan Gâzî, Osmanlı sultanlarının ikincisidir. Babası Osman Gâzî, annesi ise Anadolu Selçuklu Devleti Veziri Ömer Abdülaziz Bey’in kızı Malhun (Mal, Mala ve Kameriye diye de bilinir) Hatun’dur.

Orhan Gâzî, genç yaşından itibaren Bizans tekfurları ile yapılan gazâlara iştirâk ederek yetişti. Esir alınan Yarhisar tekfurunun Müslüman olan kızı Nilüfer Hatun ile evlendi. Orhan Gâzî’nin ve devlet ricâlinin şahsiyeti de, babası Osman Gâzî gibi Şeyh Edebali Hazretlerinin mânevî terbiyesi ile şekillenmiştir.

BURSA’NIN FETHİ

Orhan Gâzî, 1326’da Bursa’yı fethetti. Bu sırada ölüm döşeğinde bulunan babası Osman Gâzî, buna çok sevindi ve bir fermanla oğlunu yanına çağırttı. Orhan Gâzî de, babasının emrini alır almaz yanına koştu. Bir yanda hâfızlar, içli ve dokunaklı seslerle Kur’ân-ı Kerîm okumakta, bir yanda Ahî Şemseddîn, Ahî Hasan, Turgut Alp, Saltuk Alp ve diğer kumandanlar Osman Gâzî’nin yanına diz çökmüş gözyaşları dökmekteydiler.

OSMAN GAZİ’NİN OĞLU ORHAN GAZİ’YE VASİYETİ

Orhan Gâzî’nin geldiğini farkeden Osman Gâzî, eliyle işâret ederek O’nu yanına oturttu. Sonra etrafındakilere O’nu yerine tâyin ettiğini bildirdi. Evlâdlarına ve kumandanlarına, Orhan Gâzî’ye itâat edip, O’na bey’at etmelerini emretti. Ardından Orhan Gâzî’ye, Osmanlı Devleti’nin temel harcı mâhiyetindeki şu vasiyet ile son îkâzlarını yaptı:

“Oğul! Biricik vasıyetim şudur ki, Allâh buyruğundan başka bir iş işleme! Bilmediğini ehlinden sorup öğren! İyice öğrenmediğin bir şeyi yapmaya kalkışma! Askerlerine in’âm ve ihsânını eksik eyleme! Bil ki insan, ihsânın kuludur.

Oğul! Dîn işlerini her şeyden öne al! Çünkü bir farzın yerine getirilmesini sağlamak, dîn ve devletin güçlenmesine sebep olur! Bunun için ulemâya hürmette ve onların hakkına riâyette kusûr etme ki, şerîat işleri düzgün yürüsün!

Nerede bir ilim ehli duyarsan, ona rağbet et; ikbâl ve yumuşaklık göster! Ancak dînî gayreti olmayanları, sefih hayat yaşayanları ve tecrübe edilmeyen kimseleri, sakın devlet işine yaklaştırma! Zîrâ yaradanından korkmayan, yaradılanlara merhamet etmez!

Zulüm ve bid’atlardan son derece uzak dur ki, seni yıkılışa sürüklemesin!.. Bil ki bizim mesleğimiz, Allâh yoludur ve maksadımız da O’nun dînini yaymaktır. Bizim dâvâmız, kuru bir kavga ve cihângîrlik dâvâsı değil, Allâh’ın dînini yüceltmekdir!. Cihâdı terketmeyerek rûhumu şâd et!..

Oğul! Benim hânedânımdan her kim doğru yoldan ve adâletten ayrılırsa, mahşer günü Peygamberimizin şefâatinden mahrûm kalsın!..

Oğul! Allâh rızâsı için devlet hizmetlerinde ömrünü tüketen sâdık adamlarına dâimâ vefâkâr ol! Onları gözet! Vefatlarından sonra da onların âilelerini koru!.

Devlete mânen güç veren fazîlet sahibi sâlih âlimlere hürmet, ikrâm ve ihsânda bulun. Diğer bir ülkede olgun bir âlimin, bir ârifin, bir velînin bulunduğunu duyarsan, onu nezâket ve tâzimle memleketine dâvet et! Dîn ve devlet işleri, onların bereket ve himmetleri ile istikâmetlensin!

Sakın orduna ve zenginliğine mağrûr olma! Benim şu hâlimden ibret al ki, şu anda güçsüz bir karınca gibiyim. Hiç lâyık olmadan, Allâh’ın birçok lutuflarına mazhar oldum!..

Sen de benim yolumdan yürü!. Allâh’ın ve kullarının hakkını gözet! Beytülmaldeki gelirin ile kanâat et! Devletin zarûrî ihtiyaçlarının dışında sarfiyatta bulunma! Senden sonra gelecek nesil, seni kendilerine örnek alsın! Zulme meydan verme! Dâimâ adâlet ve insaf üzere ol! Her türlü işinde Allâh’a sığın, O’ndan yardım iste ve O’na ilticâ et!.”

1 2 3 4 5
LGS SINAVINA KALAN SÜRE
6 HAZİRAN 2021
UA-110949892-2